05 Eylül 2010 Pazar
Arkadaşına Öner
Sık Kullanılanlara Ekle

TR

ENG

RUS
EKONOMİ
Eklenme Tarihi : 28 Temmuz 2010 Çarşamba - 11:34
Basından Haberler/ Tekstilde umudumuz Orta Doğu
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye, OECD ülkeleri arasında rekor büyümenin sahibi oldu. Açıklanan büyüme rakamları tekstil ve hazır giyim sektörü için umut verdi. Tekstil ve hazır giyimdeki yılsonu büyüme hedefinin de Türkiye'nin ortalama büyümesinin kat kat üzerine, yüzde 15'lere taşıdığı açıklandı. Büyümenin öncü göstergesi sayılan sanayi üretimi Nisan'da yüzde 17 artarken bu rakam tekstilde yüzde 11, hazır giyimde yüzde 15.8 çtktı.Bu büyümenin sebebinin de tekstil sektörünün son zamanlarda yaptığı ihracat atağı ve elde ettiği ihracat rakamlarna bağlı olduğu belirtildi.

İç piyasaların sıkışık olmasını ihracatın artmamasına gerekçe olarak gösteren Ege Giyim Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Nedim Örün, " Bizim Tekstil sektörünü ikiye ayırmak gerekir.  Birincisi, İç pazar ve ikincisi dış pazar. İç pazarda tekstil sektörü pek iyi gitmiyor. Bir çok arkadaşımız iç piyasada zorlanıyor. Çünkü talep yetersiz, eskisi gibi fiyat artışları söz konusu değil. Bu sebeble iç pazarda zorlanan birçok firma ihracat, ya da yakın ülkeler dediğimiz ticaret türüne başlıyor. Bu da tekstil sektörünün ihracat gücünü ve potansiyelini arttırdı. Umudumuz Orta-Doğu ülkeleridir" dedi.  İç pazarda zorlanan birçok firma ihracat ya da yakın ülkelere ticaret türüne başladı. Tekstilde Türkiye istatistik Kurumu verilerine göre Türkiye, OECD ülkeleri arasında rekor büyümenin sahibi oldu.

İHRACAT GİDEREK ARTIYOR
Nedim Örün İihracatımız giderek artıyor. 2008 yılındaki büyüklükleri en geç 2011'de yakalamış oluruz. Bir çok firmamız Ağustos ve Eylül aylarında sipariş açısından dolu. Bu Uzak Dogu'da bizden daha önce yükselen iplik, kumaş ve konfeksiyon ürünleri fiyatlarından kaynaklanıyor" diyerek görüşlerini söyle açıkladı: "Avrupalı alıcılar yükselen fiyatlar karsısında ülkemize yöneldi. Ancak önemli bir endişemiz Avrupa Bölgesinde Yunanistan ile başlamış olan reel kriz ve talep daralması. Bu kriz İspanya, Portekiz, Macaristan, İrlanda gibi ülkelerde de devam edecek gibi gözüküyor. Bunun için önlemleri şimdiden aldık. Bu yüzden yeni pazarlar bulmak, pazar çeşitlemesi yapmak çok önemli. Bu sebeple Azerbaycan, Iran, Kuzey Irak, Suriye, Lübnan gibi komşularımızdan başlamak üzere, çevre ülkelere hem Türkiye Hazır Giyim Fedarasyonu olarak hem de Ege Giyim Sanayicileri olarak yöneliyoruz."

Nedim Ören, Ortadoğu ülkelerine doğru yönelmelerin bazı dezavantajları olduğunu da söyledi, örün öncelikle dezavantajlarının kendilerinden kaynaklandığını belirterek "Kendimizden kaynaklanan dezavantajlar var. Biz hazır giyim sektöründe Batı Avrupa Pazarları ile çalışmaya alışkınız. Doğu ve Ortadoğu ülkelerinin farklı ticaret yapısı bizi yadırgatıp korkutuyor. Bu dezavantajın sebebi de Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracatın farklı yöntemlerle yapılıyor olmasıdır" dedi. Avantajları konusunda ise Örün "Avrupa pazarlarına göre daha karlı mal ve ürün satma imkanına sahibiz. Ayrıca Türkiye etiketi Ortadoğu'da bir marka. Türkiye etiketini gördükleri zaman özellikle bizim mallarımızı ahyorlar"şeklinde konuştu, örün, örnek olarak "Bir malı AB ülkelerine yüzde 10 kar oranlarıyla satılabiliyorsak, Ortadoğu'ya ihracatımızda bu oran yüzde 50'yi bulmaktadır.Türkiye Ortadoğu'da önemli bir ülke. Sevgi ve saygıyla karşılanıyorsunuz. Avrupa'da zorla randevular alırken Ortadoğu'da hiç böyle olaylarla karsılasmıyonız"dedi.

Nedim örün giyim sektörünün sorunları hakkında şöyle konuştu;  "Bizim sektörün de diğer üretici sektörlerde olduğu gibi temel sorunları var. ilk olarak istihdam üzerindeki ağır vergi ve sigorta yükü. Biz bunların hafiletilmesini istiyoruz. Brüt ücretler kesilen vergi ve sigorta payı Avrupa ülkelerinin seviyesine gelmeli, ikinci olarak akaryakıt, benzin ve mazol fiyatlarının pahalı olması. Elektrik fiyatları da Avrupa ülkelerinden daha yüksek. Üçüncü olarak EURO'nun son dört ayda yaşanan önemli düşüşü. Bu EURO'daki düşüş, AB ülkelerinden kaynaklanıyor. Ama bizim sektör için bir dezavantaj olarak görülüyor Bir başka önemli sorunumuz da bizim kendimizi ve sektörümüzün önemini siyasetçilere, bürokratlara anlatamamış olmamızdır, Biz konfeksiyon sektörüydük. Sadece üretici ve fason ihracat yapan bir sektördük. Oysa 2001 krizinden sonra başlayan süreçte özellikle de 2005"te önemli bir dönemeç. Çin'e uygulanan kotaların, vergilerin 2005'ten itibaren kalkması ile birlikte hem 2001 hem 2005 tarihi önemli bir ateşleyici olmuştur. Tekstil ve giyim sektörü radikal ve yapısal değişim içine girdi. Konfeksiyon sektörü olmaktan, moda hazır giyim sektörüne dönüştü. 2001 krizinden itibaren başlayan süreçte özgür tasarıma dayalı koleksiyon hazırlamak, bu kolleksiyonu pazarlamak ve üretinünı yapmak gibi hazır giyim sektörünün üç bacağını bir araya getiren bir yapıya dönüştük. Dolayısıyla bizim hedefimiz ve rakibimiz artık Çin, Hindistan, gibi ülkeler değil, bizim hedefimiz İtalya'dır. Hedefimiz de İitalya gibi olmaktır. Bu hedefte çok önemli bir yol aldık. Artık sektörün yüzde 60'ı konfeksiyon üreten firmalardan oluşuyor. Cumhuriyetin kuruluşunun yüzüncü yılından önce moda ve hazır giyim konusunda İtalya'yı yakalayacağımıza inanıyoruz." 

Nedim Örün, sektörden çıkmalı diyenlere "Bu sektörden çıkmalı diyenlere en güzel örnek AB'nin ekonomik olarak en büyük ülkelerinden biri sayılan İtalya'dır, İtalya tekstil ve giyim sektörünün önderi olduğuna göre Türkiye'nin bu sektörden çıkma gibi bir lüksü yoktur. Ayrıca tekstil sektörü emek yoğun bir sektör, ülkemizde yüksek işsizlik düşünüldüğünde bu sektörden vazgeçmek yerine planlı olarak teşvik etmek gerekir" dedi. Öteyandan TÜİK raporunun da Örün gibi tekstilin gözden çıkarılmaması gerekliğini gözler önüne serdiği bildirildi. TÜİK tarafından açıklanan büyüme verilerine göre yılların sorunlu sektörü olarak görülen tekstil ve hazır giyimde itüketimde de ciddi bir kıpırdanma başladı, pazarda hazır giyim tüketiminde yüzde 10a varan artış yaşandı. Genelde ihracat ağırlıklı olarak çalışan tekstil ve hazır giyim sektörü, geçen yü 22.4 milyar dolar ihracat yapmıştı. Sektörün yüzde 15'lik büyüme beklentisine göre bu yıl hedeflenen ihracat ise 25 milyar dolar. Hedefler tutarsa kriz ortamında tekstilin öldüğü ve artık gözden çıkarılması gerektiğine ilişkin tartışmalara da son nokta konulacak. 

EKONOMİK ÇÖZÜM GAZETESİ
E-Posta
:
Şifre
:
 
E-Posta
:
Mail grubumuza üye olarak
etkinliklerimizden haberdar olabilirsiniz...
Sezona Moralli Başlayacağız
Ağustos ayıyla birlikte yeni sezonun heyecanı da başlamış olacak. Ay içerisinde yapılacak iki önemli moda etkinliğinin sezon başlangıcına denk gelmesi sektöre canlılık getirecektir. Bu yüzden 25-28 Ağustos tarihleri...
Ramazan Ayı İftar Organizasyonları kapsamında LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sn.. Devamı »
Pakistan'daki şiddetli seller ülkenin bir ucundan öbürüne yollarda, hastanelerde, okullarda,. Devamı »
26 Ağustos 2010 tarihinde LASİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Orhan. Devamı »
Tüm Hakları Saklıdır. All Right Reserved. © 2009
Laleli Caddesi International Center No: 25 - 27 K. 7 D. 38 Laleli / İstanbul
Tel: +90 212 516 90 52 - 53 Fax: +90 212 458 12 50